Eser II. Dünya savaşı öncesi Amerikan hayatı hakkında bir dolu bilgi sunuyor bizlere. Eğitim sisteminde bir değişiklik yaşandığından bahsediyor yazar. Dediğim dedik hala, kötü söz söylediğinde Scout´u döven doktor Jack amca. Nefis yemekler yapan babaanne. Simon Finch´in ilginç evi. Noel kutlamaları. Gece evinin bahçesine girenleri tüfeğiyle kovalayan Bay Radley, demokrat Atticus.
Atticus babasının kendisine yaptığı nasihati çocuklarına tekrarlar “İstediğiniz kadar alakarga öldürebilirsiniz, ama asla bülbülü(şakayık kuşu) öldürmeyin. Çünkü kargalar zaralıdır, işe yaramazlar. Bülbül ise zararsızdır. Zararsız olanları öldürmek günahtır.” Romanda Bob Ewell karga, zenciler ise bülbüldür. Atticus tüfeğini sadece kuduz bir köpeğe karşı kullanır.
Zencilerden beklenen itaatkâr, temiz ve çalışkan olmalarıdır. Kendisi de babası gibi bir avukat olan yazar Harper Lee romanıyla bize çok başarılı bir biçimde Amerikan hayat anlayışını, adalet ve eğitim sistemini, zenci beyaz ilişkisini gösterir.
Daha dün Amerikan polisi elinden bıçağını bırakmayan bir evsizi kameralar önünde öldürdü. Bunu televizyondan izlerken aklıma kargalar ve bülbüller geldi. Belki de bu kitabın bütün Amerikalı çocuklara okutulmasının sonucudur. Bugün ABD´de silahlanmanın bireysel özgürlük kabul edildiğini düşünürsek Atticus´un Jem´e silah alışının döneme ait bir özellik olmadığını da anlarız. 1962´de çevrilen filmde Hala, Amca, Atticus´un Jem´e silah alışı, okul sahneleri, zenci kilisesinin pazar gününün dışında beyazlar tarafından kumarhane olarak kullanılması alınmamış. Özellikle o yıllarda CIA´nin filmleri propoganda amaçlı desteklediğini düşünürsek bunu anlamlandırabiliriz.
Bir diğer ayrıntı da yazarın sınıf arkadaşı yönetmen Truman CAPOTE´yi romanında Dill karakteriyle vermesiydi.
Bence bu kitap insanlar arasındaki farklılıklara masumane bir bakıştan daha ötesi…
