📌 Konunun Özeti
- Halide Edip Adıvar(1882-1964) İstanbul’da doğdu. 1901'de Üsküdar Amerikan Kız Koleji'ni bitirdi
- En tanınmış romanı olan Sinekli Bakkal (1936) Halide Edip'in yazarlığında üçüncü ve en olgun halkayı oluşturur
- Rıza Tevfik'ten (Bölükbaşı) Fransız edebiyatı, sonradan evlendiği Salih Zeki'- den (Atay) matematik dersleri aldı
- Öne çıkan eserleri arasında Halide Edip Adıvar yer alır.
Halide Edip Adıvar(1882-1964)
İstanbul’da doğdu. 1901’de Üsküdar Amerikan Kız Koleji’ni bitirdi. Rıza Tevfik’ten (Bölükbaşı) Fransız edebiyatı, sonradan evlendiği Salih Zeki’- den (Atay) matematik dersleri aldı. İlk yazıları Halide Salih adıyla Tanin de çıktı.
31 Mart Olayı’nda çocuklarıyla birlikte Mısır’a kaçmak zorunda kaldı. Ayaklanma bastırılınca yurda döndü. 1909’dan sonra öğretmenlik, müfettişlik gibi görevlerde bulundu. Kadınların toplumsal yaşama katılması ve eğitilmesi amacıyla Teâlî-i Nisvan Cemiyeti’ni kurdu. 1912’de kurulan Türk Ocağı’na katıldı.
Mondros Mütarekesi’nden sonra 1919’da Wilson Prensipleri Cemiyeti’nin kurucuları arasına katıldı. Aynı yıl Yunanlıların İzmir’e girişini protesto amacıyla Sultanahmet’te düzenlenen mitingte yaptığı konuşma geniş yankılar
uyandırdı. Bu yüzden kovuşturmaya uğrayınca, 1917’de evlendiği ikinci kocası Adnan Adıvar ile birlikte Anadolu’ya geçerek Kurtuluş Savaşı’na katıldı. Çeşitli cepheleri dolaştı; üstçavuş rütbesine yükseltildi.
Cumhuriyet’in ilanından sonra Halk Fırkası’yla siyasal anlaşmazlığa düştü ve 1926’da Türkiye’den ayrıldı. 1939’a değin kocasıyla birlikte Fransa ve İngiltere’de kaldı. 1931-32’de ABD’deki Columbia Üniversitesi’nde, 1935’te de Hindistan’daki Delhi İslam Üniversitesi’nde konuk öğretim üyesi olarak konferanslar verdi.
1939’da yurda dönen Halide Edip ertesi yıl İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde İngiliz Filolojisi Kürsüsü başkanı oldu, 1950’ye değin bu görevde kaldı. 1950’de Demokrat Parti listesinden İstanbul bağımsız milletvekili oldu. Dört yıl süren milletvekilliğinden sonra politikayı bırakarak üniversitedeki kürsüsüne döndü.
İlk yapıtları. İlk romanı Seviye Talip (1910) ve ilk öykü kitabı Harap Mabetler (1911)edebiyat çevrelerinde ilgiyle karşılandı. Seviye Talip, Handan (1912), Son Eseri (1913) gibi romanlarının kahramanları Batılı bir anlayışla idealize edilmiş, güçlü ve kültürlü kadınlardır. Bu yapıtlarında yarattığı kadın kahramanların kişiliklerine, ruhsal yapılarına ve davranış biçimlerine önem veren Halide Edip bu yönüyle Türk romanında yeni bir adım atmıştır. Dağa Çıkan Kurt (1922) adıyla yayımlanan öykülerinde ise I. Dünya Savaşı’nı ele alır. Bu öykülerinde anlatı tekniğini geliştirdiği gözlenir.
Halide Edip’in Türk Ocağı’na katıldıktan sonra yazdığı Yeni Turan (1912), Türkçülük ideolojisinin işlendiği ütopik bir romandır. Ateşten Gömlek (1923) ve Vurun Kahpeye’de (1923) Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında yaşadığı, gözlediği olayları yansıtır. İlk romanlarında aşk ilişkileri ve ahlak sorunları ağı içinde gördüğümüz kültürlü, etkili kadın tipi bu romanlarında ülke sorunlarıyla uğraşan yurtsever kadın tipine dönüşmüştür.
1936’da Cumhuriyet Halk Partisi Ödülü’nü kazanan Sinekli Bakkal adlı romanı Türk edebiyatının en çok okunan yapıtlarından biri oldu. En tanınmış romanı olan Sinekli Bakkal (1936) Halide Edip’in yazarlığında üçüncü ve en olgun halkayı oluşturur. Romanda, Sinekli Bakkal mahallesinde yaşayan halktan insanlar, aydınlar ve saray çevresi gibi II. Abdülhamid dönemi Türk toplumunun farklı kesimleri canlandırılır. Her biri kendi töre ve gelenekleri içinde çizilen bu insan portreleri, ilk bakışta Sinekli Bakkal’ın bir töre romanı olduğunu düşündürür; oysa bu farklı çevreler ve portreler gerçekte belirli düşünceleri tartışmaya açmak işleviyle yüklüdür. Saray çevresi II. Abdülhamid’in zorbalığını, aydınlar başkaldırıyı, Sinekli Bakkal ise halkın ezilmişliğini temsil eder. Romanın olay örgüsü, zorbalığa karşı başkaldırmanın haklı olup olmadığı ve Doğu ile Batı’nın birbirine göre üstünlüğü gibi iki temel düşünsel sorun çevresinde gelişir.
Bu romanın yazıldığı I. Dünya Savaşı sonrası yıllarında Türkiye, bağımsız ve Batı’dan yana tercihini yapmış bir ülke olmakla birlikte, Tanzimat’tan beri süregelen Doğu-Batı çatışmasından hâlâ kurtulmuş değildi. Batı’nın ezici ve
tartışılmaz gücü karşısında Halide Edip, Doğu’nun savunulacak değerlerini bulup çıkarmak, üstün olduğu alanları aramak peşindedir. Mistik görüşleri savunan Vehbi Dede ile aklın üstünlüğüne inanan Batılı piyanist Peregrini romanda bu iki dünya görüşünü tartışır. Söyledikleri, devrimin haklılığı sorusuna dolaylı bir yanıttır. Romancı olarak halkın ezilmişliğini ve istibdadın kötülüğünü çok inandırıcı bir biçimde sergilese de Halide Edip düşünür olarak eyleme karşıdır. Romanda son sözü, iyilik gibi kötülüğün de bu dünyadaki “gölgelerden ibaret” olduğunu savunan Vehbi Dede’ye söyletir. Müslüman olup Rabia ile evlenen Peregrini’nin davranışı da bu seçimi vurgular. Bazı eleştirmenler Sinekli Bakkalın roman yanının güçlü, düşünsel yanının zayıf olduğunu ileri sürerken, bazıları roman yanının da yeterince güçlü olmadığını belirtmişlerdir. Yurt dışında yazılıp Clown and His Daughter adıyla Londra’da yayımlanan Sinekli Bakkal en çok basılan yapıtlardan biri olmuştur. Halide Edip’in İngilizce yazılmış incelemeleri de vardır.
Eserleri
Roman
Seviye Talip (1910)
Heyula (1909)
Raik’in Annesi (1909)
Yeni Turan (1912)
Handan (1912)
Son Eseri (1913)
Mev’ud Hüküm (1918)
Ateşten Gömlek (1923)
Vurun Kahpeye’de (1923)
Kalb Ağrısı (1924)
Zeyno’nun Oğlu (1928)
Sinekli Bakkal (1936)
Yolpalas Cinayeti (1937)
Tatarcık (1939)
Sonsuz Panayır (1946)
Döner Ayna (1954)
Akile Hanım Sokağı (1958)
Kerim Usta’nın Oğlu (1958)
Sevda Sokağı Komedyası (1959)
Çaresaz (1961)
Hayat Parçaları (1963)
Hikâye
Harap Mabetler (1911)
Dağa Çıkan Kurt (1922)
Kubbede Kalan Hoş Seda(1974-hikâyeler, mensur şiirler, sohbetler-)
Gezi
İzmir’den Bursa’ya (1922; Yakup Kadri, Falih Rıfkı ve Mehmed Asım ile birlikte)
Anı
Türkün Ateşle İmtihanı (1962)
Mor Salkımlı Ev (1963)
Oyun
Kenan Çobanları (1916)
Maske ve Ruh (1945)
İnceleme
Talim ve Terbiye (1911)
Turkey Faces Vest (1930; Türkiye Batı’ya Bakıyor)
Conflct of East and West in Turkey (1935; Türkiye’de Doğu Batı Çatışması)
İnside India (1937; Hindistan’ın İçinde)
Türkiye’de Şark-Garp ve Amerikan Tesisleri (1955)
İngiliz Edebiyatı Tarihi (1940-49, 3 cilt)
Doktor Abdülhak Adnan Adıvar (1956).
Genel Özellikleri
- Türk edebiyatının en ünlü kadın yazarlarından biridir.
- Tanin gazetesinde çıkan yazılarına gelen tepkilerden dolayı yurt dışına çıkmış, bir süre Mısır ve İngiltere‘de kalmıştır.
- Yurda döndükten sonra Türkçülük ve Turancılık akımlarıyla ilgilenen sanatçı, Beyrut, Lübnan ve Şam’da kız okulları genel müfettişliği yapmıştır. Hayatının buraya kadarki dönemini “Mor Salkımlı Ev” adlı anı kitabında anlatmıştır.
- Yunanlıların İzmir’e girmesi nedeniyle düzenlenen Fatih ve Sultanahmet mitinglerinde tarihî konuşmalar yapmıştır.
- Kurtuluş Savaşı’nda onbaşı, çavuş ve başçavuş rütbeleriyle görev yapmıştır. Hayatının bu dönemini “Türk’ün Ateşle İmtihanı” adlı anı kitabında toplamıştır.
- Cumhuriyet’in ilanından sonra yaşadığı bazı sorunlar nedeniyle tekrar yurt dışına çıkan sanatçı, Fransa, İngiltere, Amerika, Hindistan gibi ülkelerde bulunmuştur.
- On beş yıl yurt dışında kalan sanatçı, Atatürk’ün ölümünden sonra ülkeye dönmüştür.
- İlk eserlerinde aşk temasını ve kadın psikolojisini, Türkçülük akımını benimsedikten sonra millî konulara yönelmiş, memleket sorunlarını ele almıştır. Cumhuriyet’ten sonra yazdığı romanlarda ise kişileri; yaşadıkları olay çevresinde gelenek, görenek, töre ve kuşaklara bağlayarak anlatmıştır.
- Romanlarında çizdiği tiplerle dikkat çekmiş, daha çok idealize edilmiş kadın tipini ön plana çıkarmıştır.
- Romanlarında olayları genelde erkek kahramanların ağzından anlatır.
- Romanları teknik yönden çok başarılı değildir, ancak işlediği konular, hareketli ve girişken kişiliği, onun çok tanımasını ve okunmasını sağlamıştır.
- Sade bir dil kullanmakla beraber; pürüzlü, düzensiz, savruk ve özentisiz bir üslubu vardır.
- Yazarın hikâyeleri de birçok yönüyle romanlarına benzer.
- Realizmin özelliklerini taşıyan eserlerinde kuvvetli bir yaşanmışlık ve gözlem vardır.
- Romanları içerik ve dönem yönünden üç bölümde incelenir:


