📌 Konunun Özeti
Battal Gazi ve Danişmend Gazi destanları, Türklerin Anadolu’yu fetih sürecinde Bizans ile yaptıkları mücadelelerin kültürel yansımasıdır. Bu mücadele, Bizans’ta Akritas, Türklerde ise Battal ve Danişmend destanlarını doğurmuştur. Türk destanlarında kahramanlar, İslam’ı yaymak uğruna savaşan, maddi çıkar gözetmeyen “alp” ve “gazi” tipleridir. Battal Gazi, destanda “seyit” olarak anılsa da Türk kökenlidir. Olağanüstü güçlere sahip, cesur ve kurnaz bir savaşçıdır; farklı dilleri bilir, kılık değiştirebilir ve İslam uğruna savaşır. Destan, Anadolu’nun özellikle Malatya çevresinde geçer ve halk arasında yayılıp yazıya geçirilmiştir. Danişmendname ise Battal Gazi destanının devamı niteliğindedir. Kahramanı Melik Danişmend Ahmed Gazi, Anadolu’nun fethinde önemli rol oynayan bir lider olarak anlatılır. Onun da amacı İslam’ı yaymak ve şehit olmaktır. Battal Gazi’ye göre daha az masalsı unsurlar içerir. Her iki destan da Türklerin Anadolu’daki fetihlerini sadece askeri değil, aynı zamanda kültürel ve inançsal bir mücadele olarak yansıtır.
Battalgazi ve Danişmend Gazi Destanları Türklerin Anadolu’yu fetihleri esnasında Bizans(Doğu Roma) ile yaptıkları mücadelelerden doğmuştur. Bu mücadele Bizans Edebiyatında “Akritas” destanını, Türkler arasında da Battal Gazi ve Danişmend Gazi destanlarını doğurdu. Bizans hudutlarında yaşayan “akrit-Sınır Muhafızları” ve Apelatların(Akıncı) karşısında Türklerin “Alp”leri ve “Gazi”leri vardı. Bizans Destanlarında kan dökücü, Hristiyanlık , para ve kadın için ölümü göze alan şövalyelere karşılık Türk Destanlarında da İslamiyet’in yayılması için çarpışan” şehadet”i yegane amaç edinen, maddi çıkarlara önem vermeyen kahramanlar vardır. Bu Anadolu’nun her yerinde devam eden savaşın kültürel boyutudur. Kılıçla yapılan savaşların yanında bu kültür savaşı da Türkler tarafından kazanılmıştır. Bunda şüphesiz “Türk Cihan Hâkimiyeti” düşüncesinin büyük katkısı olmuştur.
Destanda “seyit” ismiyle zikredilen ve peygamber ailesinden geldiği anlatılan Battal Gazi gerçekte şüphesiz ki Türk’tür. Araplar arasında Battal Gazi adıyla tespit edilen bir hikâye ya da destan yoktur. Dönemin kuvvetli dini tesiri altında kahramana olağanüstü güçler kazandırmak için onun “seyit” olduğu söylenmiştir. Destan parçalarına Doğu Türkistan’a kadar bütün Türk âleminde rastlamak mümkündür. Hatta Aksu(Doğu Türkistan-Çin Halk Cumhuriyeti Sincan Uygur Özerk Bölgesi) kentinde bir de türbesi olan Battal Gazi’nin bir türbesi de Seyit Gazi(Eskişehir) ‘dedir. Ayrıca Afyon Karahisar tarafında şehit olduğu iddiası da vardır. (Battal Gazi ile yakın arkadaşı Ahmet Tarhan kaleyi ele geçirmek için sıkı bir kuşatma yapar, içeridekilerin dışarısı ile bütün bağlantılarını keser. Kale komutanı, bunun üzerine Bizans İmparatoru’ na haber salar ve 100 000 kişilik bir ordu yardım için yola çıkar. Kalenin burçlarından Battal Gazi’yi görerek aşık olan komutanın güzel kızı O’na bir kötülük gelmemesi için çimler üzerinde uyumakta olan Battal Gazi’ye bağırır, ancak duyuramaz. Sonra bir kağıt yazar, taşa sararak üzerine atar. Battal Gazi, bir iki kıpırdandıktan sonra hareketsiz kalır. Battal’ın uyunmadığını gören kız telaşlanır, babasına Türklerin komutanının çayırda uyuduğunu söyler ve güya O’nu öldürmek için zehirli bir hançer ister. Battal Gazi’nin yanına gelen kız onu ölmüş olarak bulur. Çünkü attığı taş, Battal’ın kulağına gelmiş ve ölümüne neden olmuştur. Kız üzülür ve hançeri kendi kalbine saplayarak hayatına son verir. Bizans ordusu kalenin eteklerine geldiğinde amansız bir savaş başlar, Ahmet Tarhan askerleriyle birlikte şehit olur. Ahmet Tarhan Karahisar Kalesi’nin eteklerinde, şu anda Ulu Camii ‘nin karşısındaki mezarına gömülür. Yenilgiden sonra çok şiddetli bir fırtına başlar ve Battal’ın cesedini Eskişehir dolaylarına atar. Böylece Bizanslılar, Battal Gazi’nin öldüğünü anlayamaz ve daha uzun süre onun korkusuyla yaşarlar.)
Battal Gazi’nin kimliği hakkında birçok bilim adamı tarafından farklı görüşler ileri sürülmektedir.
Battal Gazi’nin geleceğini ve Anadolu sahasını fethedeceğini, kiliseleri camilere çevireceğini peygamber bildirmiştir. Battal Gazi Bizanslıların yanı sıra Mecusilerle, Yahudilerle, büyücüler, cadılar ve devlerle de savaşmaktadır. Savaşlar Anadolu’da çoğunlukla da Malatya ve çevresinde geçer. Atının adı “Aşkar div zade”dir. Cesur, kuvvetli iyi bir savaşçıdır. Aynı zamanda hileci ve kurnazdır. Çevrede konuşulan bütün dilleri ve dinleri bilir. Kılık değiştirme yeteneği vardır. Hristiyanların arasında yıllarca papazlık yapar. Ganimet, mal, mülk onun nazarında değersizdir. Ahlakına Müslümanların yanı sıra Hristiyanlar da hayrandır. Tüm düşüncesi “Rum Diyarını İslam dairesine sokmak ve bu uğurda ölmektir. Destanda ana kahramanın yanında Abdü’l Vehhab, Abdü’s-Selam, Emir Ömer gibi yardımcı karakterlerde vardır. Bu destan türünün genel özellikleri arasındadır. ”Destan şehirlerde yaşayan Müslüman Türkler arasında oluşmuş ve yazıya geçirilmiştir.
Danişmendname ise bu destanın devamı niteliğindedir. “Melik Danişmend Ahmed Gazi” destana göre Battal Gazi’nin torunudur. Ahmed Gazi Anadolu’nun fethindeki önemli isimlerden biridir. Malazgirt savaşından sonra Malatya, Sivas, Amasya, Tokat, Niksar, Çorum, Osmancık taraflarını fethederek kuvvetli bir Türk devleti kuran Ahmed Gazi’nin kahramanlık hikâyeleri etrafında oluşan destan uzun süre tarih kitabı olarak görülmüş ve okutulmuştur. Danişmendiler Devletinin 12.yy da yıkılmasından sonra da önemini kaybetmeyen Danişmendname 1245 yılında Selçuklu Sultanı Gıyasüddin tarafından görevlendirilen münşiler tarafından tasnif edilmiş “essah-ı rivayet”(Gerçeğe en yakın rivayet” şeklinde nitelendirilmiştir. Danişmendname’ye ilgi Osmanlı döneminde de devam etmiş 1361 yılında I. Murat tarafından görevlendirilen Tokat Kale muhafızı(Dizdar) Arif Ali tarafından manzum ve mensur biçimde 17 bölüm halinde yeniden düzenlendi.
Destan dili, anlatımı ve diğer özellikleri bakımından Battal Gazi destanıyla aynıdır. Ahmed Gazi de dedesi Battal Gazi gibi dindar, İslam’ı yaymak ve bu uğurda şehit olmak dışında bir gayesi olmayan mala, ganimete dünyaya itibar etmeyen birisidir. Trabzon Rumları ve Gürcüler daimi düşmanlarıdır. Ahmed Gazi sık sık dedesi Battal Gazi’yi ve Peygamberimizi görür. Düşmanlarını öldürmeden önce mutlaka dine davet eder. Ganimetlerden asla hisse almaz. Olağanüstü kahramanlıklar gösterir. Ancak masal ögeleri Battal Gazi destanına oranla daha azdır.
