Hilmi Yavuz

-A A +A

     

Hilmi Yavuz (1936....)

      Günümüzün önde gelen şair ve yazarlarından olan Hilmi Yavuz, 1936’da İstanbul’da doğdu. Kabataş Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra bir süre gazetecilik yaptı. İngiltere’de B.B.C. Radyosu’nda çalıştığı yıllarda (1964-1969) Londra Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde yüksek öğrenimini tamamladı. Dönüşünde Cumhuriyet, Milliyet, Yeni Ortam gazetelerine (bir kısmı Ali Hikmet imzasıyla) eleştiriler, incelemeler yazdı. Şiire başlayışı lise yıllarında Dönüm dergisindedir.(1952-1953) Şiirlerinde modern şiirin ve kültür tarihimizin önemli kaynaklarından faydalanan Yavuz İkinci Yeni akımının etkisinde imgeci şiirler yazdı. Sonraki yıllarda gelenekçilikle çağdaş bir bakışı kaynaştıran, biçim ve özün dengelendiği bir düzey sergiledi. İslam mistisizmi, özellikle de tasavvuftan yararlanarak kendine özgü bir sözcük dağarcığı geliştirdi.

Hilmi Yavuz, Doğu Şiirleri ile 1978 Yeditepe Şiir Armağanı’nı, Zaman Şiirleri ile de 1987 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’nü kazandı.

       Hilmi Yavuz’un şiiri, edebiyat dünyamızda özellikle gelenek bağlamında gündeme gelmektedir. Yavuz, “geleneklerden yola çıkarak gelenekleri aşar; onların sunduğu gerçeği yine onların imge, simge ve terimlerinin yapılarını bozarak sorgular”  Yavuz, gelenekten yararlanma bağlamında, hem geleneği reddeden, hem de geleneği yeniden üreten şairlerin karşısında durmaktadır Hilmi Yavuz’un şiirini, gelenekle kurduğu ilişkinin yanısıra, “modern şiir” kavramı bağlamında da ele almak gerekir. Yavuz’un görüşüne göre, modern şiir, imgeye ya da ses’e yaslanmalıdır. Şairin en çok önemsediği iki şairden, Yahya Kemal’in şiiri ses’i, Ahmet Haşim’in şiiri ise imgeyi öne çıkarır. Hilmi Yavuz’un şiirinde ise her iki unsur, hem imge, hem de ses önemli bir yer tutar. Yavuz, “şiirlerinin belkemiğini oluşturan imge ve simgeleri T.S. Eliot ya da W. B. Yeats kadar yetkin ve etkileyici bir biçimde kullan[maktadır].

        Hilmi Yavuz, şiirde modernitenin paradigmasının Dil olduğunu söyler. Modern bir şair olmak, Dil üzerinde düşünmeyi gerektirir. Vecihi Timuroğlu da bu noktaya dikkat çeker: “Dilin olanaklarını kullanabilmek için, dil üzerinde düşünmek gerekiyor. Hilmi Yavuz, dil üzerinde düşünen nadir şairlerimizdendir”.

Hilmi Yavuz şiirinde dikkat çeken bir diğer nokta da onun ikili bir yapıya dayanmasıdır. Bu ikili yapı, hem Dil’de, hem de imge ve ses yapısında karşımıza çıkar. Yavuz, bu ikili yapı sayesinde şiirlerinin estetiğini denge unsuruna dayandırır. Hilmi Yavuz şiiri, bir başka çerçevede, ‘saf şiir’ kavramı bağlamında da ele alınabilir.

Şiirlerinden
Bedreddin 
Börklüce Mustafa 
Sümbül İle Kuyu

Şiirleri
Bakış Kuşu (1969)
Bedreddin Üzerine Şiirler (1975)
Doğu Şiirleri (1977)
Yaz Şiirleri (1981)
Gizemli Şiirler (1984)
Zaman Şiirleri (1987)
Söylen Şiirleri (1989)
Ayna Şiirleri (1992)
Çöl Şiirleri (1996)
Akşam Şiirleri (1998)
Yolculuk Şiirleri (2001
Gülün Ustası Yoktur (1993-Toplu şiirler)
Erguvan Sözler (1993- Toplu şiirler)
Hurufi şiirler ( 2004)
Büyü'sün Yaz (2006)
Küller ve Zaman
Kayboluş Şiirleri(2007)
Yara Şiirleri (2012)

Deneme ve incelemeler
 Felsefe ve Ulusal Kültür (1975)
Roman Kavramı ve Türk Romanı (1977)
Kültür Üzerine (1987)
Felsefe Üzerine (1987)
Yazın Üzerine (1987)
Denemeler Karşı-Denemeler (1988)
Dilin Dili (1991)
İstanbul Yazıları (1991)
Okuma Notları (1992)
İstanbul’u Dinliyorum (1992)
Modernleşme,Oryantalizm, İslam(1998)
Yazın,Dil ve Sanat ( 1999)
İslam ve Sivil Toplum Üzerine Yazılar (1999)
İnsanlar,Mekanlar,Yolculuklar(1999)
Özel Hayat'tan Küreselleşmeye(2001)
Budalalığın Keşfi (2002)
Kara Güneş ( 2003)
Sözün Gücü ( 2003)
Yüzler ve İzler ( 2006)
Batı Uygarlık Tarihine Teorik Bir Giriş (2008, Burcu Pelvanoğlu ile beraber)
İslam'ın Zihin Tarihi (2009)
Türkiye'nin Zihin Tarihi (2009)
Alafrangalığın Tarihi (2009)
Okuma Biçimleri (2010)
Belleğin Kuytularından (2010)

Anı Günce
Ceviz Sandıkta Anılar(2000)
Geçmiş Yaz Defterleri (1998)

Hikayeleri
Taormina (1990)
Fehmi K.’nın Acayip Serüvenleri (1991)
Kuyu (1994);
          

Test Çöz