Enis BATUR

-A A +A

Enis  BATUR

(1952-...)

              Fakir İdris, İdris Kantörün, Reşit İmrahor, Salim Kantörün ve Yenisey gibi imzalar da kullandı. Şirket-i Hayriye kurucusu Hüseyin Hâki Bey'in torunu, eski Hava Kuvvetleri Komutanı ve Cumhuriyet Halk Partisi senatörü Muhsin Batur ile Leman Hanım'ın oğlu. İlkokulu babasının görevi nedeniyle bulundukları Eskişehir'de Dumlupınar İlkokulu'nda, ortaokulu ve liseyi İstanbul'da Saint Joseph Lisesi'nde ve Ankara'da Atatürk Lisesi'nde okudu. Öğrenciliği sırasında Ulus gazetesinin sinema sayfasını yönetti (1971-72).

ODTÜ'de başladığı yükseköğrenimini Paris'te tamamladı(1976). Türkiye'ye döndükten sonra Yazı (8 sayı, 1978-80) Oluşum (1978-82), MEB (1 sayı, 1979) ve Tan (1982) dergilerini çıkardı. MEB Yayın Dairesi başkanlığını (1979-80), Milliyet gazetesinin kültür servisi ve yan yayınlar yöneticiliğini (1983-84), Milliyet Büyük Ansiklopedi'nin (1986) genel yayın yönetmenliğini yürüttü.

       UNESCO'nun"Göreme'den İstanbul'a Kültür Mirasımız" kampanyasını (1984) yönetti.  Cumhuriyet, Milliyet, Dünya ve Aydınlık gazetelerinde, Yeni Gündem , Peki , Express , 2000'e Doğru dergilerinde haftalık, Cumhuriyet Bilim Teknik dergisinde aylık yazılar yazdı (1978-98). Dönemli Yayıncılık'ın genel yayın yönetmenliğini yaptığı sırada (1987-1988) Gergedan (17 sayı; 1987-88),  Şehir ve Argos dergilerini çıkardı. Sanat Dünyamız, kitaplık, Cogito Arredamento Dekorasyon , Fol gibi dergilerin hazırlanışlarında sorumluluklar üstlendi. 100'ü aşkın özel sayı, bölüm, "dosya" hazırladı. Remzi Kitabevi'nin (1990-1993)yayın danışmanlığını yaptı.

       TRT televizyonunda danışmanlığını yaptığı "Okudukça" adlı programda (1994-1999) "görsel deneme"lerini, kurucularından olduğu Açık Radyo'nun "Şifa, Şifre, Deşifre" programında ise "sözel deneme”lerini gerçekleştirdi. Fransa'da yapılan "Belles Etrangères" etkinliğine, Berlin'de Literarische Colloquium'a, Rotterdam ve Lizbon şiir festivallerine katıldı. Burslu olarak Saint-Nazaire ve Bordeaux'da kaldı. Roma'daki Centro Montale'de konferanslar verdi. 1982'de "Çağdaş İspanyol Resmi," 1993'te "Modern Fransız Resmi" sergilerinin küratörlüğünü üstlendi. AÜ Siyasal Bilgiler Fak., DTCF, Eskişehir Üni., Bilsak ve Bilar'da seminerler düzenledi. 1988'den bu yana Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık'ta çalışan Batur, ayrıca Galatasaray Üniversitesi'nde ders veriyor. İstanbul'da yaşıyor; ressam Fatma Tülin ile evli, ilk eşinden bir çocuk babası.

Yazı yaşamına sinema ve müzik eleştirileriyle başlayan Batur'un ilk yazısı bir film eleştirisiydi: "Adada Şenlik" ( Ulus , Eylül 1970). Şiir ve denemelerini Yeni Dergi, Türk Dili, Oluşum, Soyut, Somut, Yazı, Tan, Çağdaş Eleştiri, Gösteri, Gergedan, Şehir, Argos Sanat Dünyamız , kitaplık , Cogito , Arredamento Dekorasyon , Fol gibi pek çok dergide yayımladı.  İlk yazı ve şiirlerinden bu yana üç özelliğiyle öne çıktı:
1-Üretkenliği (İ. Berk "iki elle," E. Ayhan "dört kolla" yazdığını söylediler).

2- Deneycilik

3-Yabancılık

        Genellikle "Türk kültürüne ve edebiyatına yabancı" olmakla nitelendiyse de bu "yabancılık" iddiasına katılmayanlar da oldu. T. S. Halman, E. Batur'un "kendi kuşağından yazarlar arasında en ilginç edebi bilince sahip olanı ve pek çok bakımdan modern Türkiye'nin yaratmaya çalıştığı kültür sentezinin ideal bir sembolü ve sözcüsü konumunda" olduğunu yazdı. M. Ergüven de "belli çevrelerin snop ve kendi kültürüne yabancı olmakla suçladığı" Batur'un "aslında kendi yatağına sığmayan bir nehri anımsat” tığını, "ait olduğu kültürün dışına taşıp, başka kulvarlarda kulaç atmasına yol açan nedenler “in onun "yabancı kimliğinden değil, bu disiplin ve bitmeyen merak duygusundan kaynaklan"dığını ve Batur'un disiplinli ve yazarak düşünmeye adanmış yaşamıyla, Şark zihniyetine sahiden yabancı biri" olduğunu belirtti.

       Batur şiirinin dönüm noktalarından sayılabilecek Gri Dîvan 'ı "çoğul bir destan" olarak niteleyen G. Akın, Batur'un, kitabın daha ilk şiirinde dizeyi örselediği, "düzyazıya teğet geçen ama asla şiiri yitirmeyen bir biçimi" denediği saptamasında bulundu. Daha sonraları, O. Koçak, Batur'un şiirini başlangıcından itibaren değerlendirdiği "Narkissos'tan Oidipus'a" başlıklı yazısında şu saptamada bulundu: "Enis Batur'un şiir çizgisinde iki kırılma anı saptanabilir, iki geçiş anı. Hem 'lirik şiirler'de hem de 'yazı şiirler'de izleyebileceğimiz ilk kırılma 1980'lerin başında gerçekleşmiş gibidir; Tuğralar 'da 'Vurgun'u (1979) önceki şiirlerdenKandil 'de de 'Sarnıç'ı (1982-84) daha eski parçalardan ayırır. Yüksek, azametli bir ses tonundan, daha 'serin', daha ironik bir zemine inmiştir şair. İkinci kırılmanın aynı zamanda bir geçiş de olup olmadığını bilmiyoruz henüz. Şimdilik tek örneği, tek izi var: Ağlayan Kadınlar Lahdi (1993)."

       Batur'un üzerinde en çok durulan şiir kitabı, uzun yıllar üzerinde çalıştığı Opera 1-4004 oldu. A. Oktay, kitabı ve Batur şiiri içindeki yerini şöyle değerlendirdi: "Dilin, sözcüklerin saymacalığı epeydir belirtiliyor. Sanki kıyamete doğru koşar adım gidilirken, dağılganlaşan, kırılganlaşan dilin içinde yeni bir dil, Enis'i bir işaret-yazı kurmayı, anlamı orada taşıllaştırmayı istiyor Batur. Ateş, Su, Kadın, Erkek, Çocuk, Ölüm, Dirim vb. ve elbet Yazı: Hepsi birer simgeye dönüştürülüyor, bu simgesel ögeler bir tür yabancılaştırma efekti işlevi görüyor bir anlamda. Duygusal katılımı (katharsis) kesintiye uğratarak, metin üzerinde düşünmeye yöneltiyor. (...) atonal bir şiir bu." O. Demiralp ise "Kozmopolit Hurufî: Enis Batur'dan Bir Opera" başlıklı yazısında "Enis Batur şiirinin teoloji ve metafiziğe, asal varoluşsal sorulara atıf yapılmadan çözümlenebileceği kanısında" olmadığını belirtip şunları söyledi: "Enis Batur şiirinin önemli bir yönü negatif teoloji yapmasıdır. İnancın kapatamadığı, anlamın aşamadığı bir boşluk, bir derinlik, belki de henüz keşfedilmemiş bir anlamlılık kıyısında devinir söz. Dile gelmez, şiirleştirilemez denen haddin, dilin sınırlarının arayışıdır bu."

       Batur, şiirlerinin yanı sıra sanat, kültür ve edebiyat sorunlarına ilişkin denemeleriyle de adını duyurdu. Geniş bir kültürün ürünü olan yazılarında eleştirel, sorgulayıcı, araştırıcı ve bütünlüklü bir bakışla ele aldığı konu, kavram ve sorunları irdeledi. Kültür ve edebiyatın hemen hemen her alanında öne sürdüğü saptamaları için genel bir bakışla hep bir "proje"nin ürünü olduğu söylenebilir. Batur, şair ve denemeciliğinin ötesinde yayıncılık alanında da, kurduğu/yönettiği dergi ve yayınevlerinde Türk edebiyatıyla dünya edebiyatının hangi noktalarda buluşabileceğini gösterme çabası içinde oldu ve bu çabalarıyla modern bir "kültür adamı" kimliğinin belirmesine katkı sağladı.

        Şiir ve yazıları yurtdışındaki çeşitli dergilerde ( Lettres Internationales , Sirene , Quarterly West , Tabaccaria , Podium , Kelk , Connaissance des Arts , Talisman , Dédale ) yayımlandı. Sonbahar, İnsan, Poesia (Milano) ve I Quaderni del Battello Ebbro (Bologna) dergilerinde şiirleri ve şiir dünyası için özel bölümler hazırlandı. Şiirleri Fransızca, İtalyanca, Felemenkçe ve Farsçada da kitaplaştı. Şiirlerinden hareketle iki beste yapıldı: "Kör Bir Başlangıç" (yaylı dördül için; Mehmet Nemutlu), "Göre" (soprano ve yaylı dördül için; Semih Korucu).

            İmgelere yasladığı şiirinde anlamca kapalı, derin, çocuksu sürrealist ögelere yer vermektedir. Alışılmadık bağdaştırmalarla  yarattığı anlam kapanıklığını bir gizem perdesi altında sunan şair "Ars Poetika" başlığıyla yazdığı şiirinde (ars: iki duvar arasında ya da şimşekli yıldırımlı bulut. Şairin gizemli görünme hevesinden olsa gerek)

"Düzen değil şiir, kargaşa değil. İki uç

arası zamanı çelen uçarı bir odak belki."

biçiminde şiiri tanımlamaktadır.

Eserleri

Eros ve Hgades (1973)

Bir Ortaçağ Yalnızlığı (1973)

Nil (1975)

Ara Kitab (1976)

İblise Göre İncil (1979)

Kandil (1981)

Meseller Kitabı (1981)

Sarnıç (1985)

Tuğralar (1985)

Yazılar ve Tuğralar (toplu şiirler, 1987)

Gri Divan (1990)

Koma Provaları (1990)

Perişey (1992)

Ondört + X=14 (1994)

Taşrada Ölüm ve Dirim Hazırlıkları (1995)

Darb ve Mesel (1995)

Opera 1-4004 (1996)

Doğu-Batı Dîvanı (1997)

Sütte Ne Çok Kan (1998)

Kanat Hareketleri (2000)

Papirüs, Mürekkep, Tüy:Seçme Şiirler (2002)

Ağırlaştırıcı Sebepler Dîvanı (2003)

Abdal Düşü: Düzyazı Şiirler (2003)

Düzyazı

Kediler Krallara Bakabilir

Gönderen: Enis Batur Perec

Kullanım Kılavuzu

Bu Kalem Bukalemun

E/Babil Yazıları

Türkiye’nin Üçlemi

Acı Bilgi

ÖDÜLLERİ

1993  Cemal Süreya Şiir Ödülü

1996  Altın Portakal Şiir Ödülü

Şiirlerinden

Ars

Ars Poetica

Attar'la Konuşma

Beş Gül

Çıkarayak

Eros Ve Hgades

Gecenin Sesi

Giz Ses

İmbik

Kırkikindiler

Kıyıya Vuran İçin Sone

Lav

Nabız

Oruç

Rahim Meseli

Salkım Meseli

Sandık

Sizin İçin Kestim Saçlarımı

Sonbahar Ayini

Taş Damlalar

Yaz Tuğrası

Yüzler, Beş

Test Çöz