Beş Hececiler

          

 İkinci meşrutiyet dönemindeki Milliyetçilik ve Türk halkını bir araya toplama sürecinde ortaya çıkmış; yurt sevgisini dile getiren hece ölçüsüyle şiirler yazmışlardır. "Konuşulan güzel Türkçeyi yazı diline geçirerek yeni ve büyük davayı kazanan ve kazandıranlar" olarak nitelendirilen Hececiler; Ziya Gökalp ve Ömer Seyfettinlerin başlattıkları "Yeni Lisan" anlayışının etkisiyle, Osmanlıcadan arınan bir dille şiir yazmaya yöneldiler. Ulus/ulusçuluk bilincini sürekli ön planda tutmuşlardır. (Halit Fahri Ozansoy, Orhan Seyfi Orhon, Faruk Nafiz Çamlıbel, Enis Behiç Koryürek, Yusuf Ziya Ortaç)

        Beş Hececiler Hareketi, aruzla yazanlara bir tepkiydi, biçimde ve içerikte sadeliği getirdi. Bu işlevlerinden öte, bir rejimin sorunlarını da tartışmaya yönelmişlerdir.

         Servet-i Fünün’un etkisi yüzünden şiire aruzla başladılar. Ardından hece veznine geçtiler. Yeni biçimler arayarak uzun şiirler yazdılar. Ulusal değerlere, kaynaklara yöneldiler ve şiire konuşma üslubu getirdiler. Bazı edebiyat araştırmacıları bu isimlere Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul, İbrahim Alaettin Gövsa, Şükufe Nihal Başar ve Halide Nusret Zorlutuna’yı da ekleyerek "10 hececiler" tanımını kullanır.

İKİNCİ HECECİLER

         Beş ya da on hececiler olarak adlandırılan şairlerin ardından gelen kuşağı tanımlar. Bunlar Necip Fazıl Kısakürek, Ahmet Hamdi Tanpınar, Sabri Esat Siyavuşgil, Ahmet Muhip Dıranas olarak sıralanır. Bu grupta Batı şiirinin etkisi daha belirgindir. Bu kuşak Garip şiir akımına zemin hazırladı.

ÖZELLİKLERİ

1.İlk şiirlerinde aruz ölçüsü kullanılmış, daha sonra hece ölçüsü kullanılmaya başlanmıştır.

2.Şiirde sade ve özentisiz bir yol izlenmiş, süsten ve yapmacıklıktan uzak durulmuştur.

3.Şiirlerde daha çok, memleket sevgisi, yurt güzellikleri, kahramanlık ve yiğitlik gibi konular dile getirilmiştir.

4.Ulusal-yerel sanat ve tarih motifleriyle örülü bir memleket edebiyatı meydana getirilmeye çalışılmıştır.

5.Sanatçılar, hece ölçüsünün değişik kalıplarını kullanarak serbest müstezat yazmayı denemişlerdir.

6.Şiirlerde dörtlük esasına bağlı kalınmamış, hece ölçüsünün duraklarında bazı değişiklikler yapılmış, yeni yeni biçimler geliştirilmiştir.

7.Sanatçılar; bir olayı, bir hikayeyi anlatmak için uzun şiirler yazmış, düzyazıdaki sözdizimini şiire getirmişlerdir.

Test Çöz